Temel Alışkanlıklar

Doğduğumuz andan itibaren yaşamsal faaliyetlerimizi sürdürmemiz adına bir takım alışkanlıklar ve davranış biçimleri geliştiririz. Temel alışkanlıklarımız, ilk sosyal çevremiz olan aile ortamında gelişmeye başlar. İlk edindiğimiz alışkanlıklar olumlu ya da olumsuz yönde gidebilir. Alışkanlıklarımız

Alışkanlıklarımızın olumlu yönde seyretmesi, çevremizle olumlu ilişkiler kurmamızı, öz güven gereksinimimizi tamamlamayı, dünyaya karşı oluşturacağımız şemaları etkilemektedir. Olumsuz alışkanlıklar ise kendimiz ve çevremiz için hayatı zorlaştıran yapıdadır.

Okul öncesi dönem çocukların devamlı değiştiği ve kişiliklerinin oluşmaya başladığı bir süreçtir. Bu süreçte temel alışkanlıkların kazanılması, ilerleyen yaşlarda sağlıklı sosyal bir yaşam geçirilmesi bakımından önemlidir. Bu dönemde üzerinde durduğumuz temel alışkanlıklar;

  • Beslenme alışkanlığı (sofra düzeni, kendi başına yiyebilme vb.)
  • Uyku alışkanlığı
  • Tuvalet ve öz bakım alışkanlıkları
  • Bireysel sorumluluklar (zaman yönetimi, planlama, sorumluluklar, kendiliğinden hareket etme) şeklindedir.

Bu alışkanlıkların kazanılması sürecinde aileler farklı yöntemler kullanabilmektedir. Kullanılan yöntemlerin çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal – duygusal gelişimlerine uygun olması gerekmektedir. Uygulama esnasında anne babalar çocuklardan direnç görebilir ve bunun sonucunda çatışmalar ortaya çıkabilir. Bu doğrultuda anne babaların süreci yönetme biçimleri ve yaklaşımları alışkanlıkların edinilmesinde önemli bir adım oluşturmaktadır.

Çocuklara temel alışkanlıkları kazandırırken aşağıdaki dört aşamaya dikkat etmekte faydalı olabilir.

Bilgilendirme

Değiştirmek ya da kazandırmak istediğimiz davranış hakkında çocukları bilgilendirmek temel alışkanlıkların kazanılmasında ilk adımdır. Bilgilendirme sonucunda çocukların değişimi bir ihtiyaç olarak görmeleri sağlanmalı ve nedenleri ile ilgili bilgi verilmelidir. Bilgilendirme aşamasında çocuğun isteklerini ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak ve zorlamamak da önemlidir. Bu süreçte zorlanmayan çocuklar kendilerini aileleriyle bir iş birliği içerisinde hissedecekler ve davranışlarının sorumluluğunu almaları kolaylaşacaktır.

Takip

Bilgilendirme aşamasında beklentiler açıklandıktan sonra çocukların istenilen davranış yönünde yaklaşımları ebeveynler tarafından takip edilmelidir. Takip sürecinde davranışın olumlu yönde gittiğini gören anne babalar duygularını sözel bir şekilde ifade edebilirler. Örneğin; okuldan geldikten sonra ellerini yıkaman beni memnun etti gibi. Çocukların hareketlerinin devamlı gözetlenmesi ve ebeveynlerden sürekli uyarı almaları bir takım olumsuzluklara (hırçınlık, kendine güvensizlik vb.) yol açabilir. Bu açıdan ebeveynler istenilen davranışın ortaya çıkıp çıkmadığını, hangi zamanlarda görüldüğünü ve sıklığının ne olduğu gibi noktaların üzerinde durmalıdırlar. Davranışın tamamen istediğiniz duruma gelmesi zaman alabilir. Hemen değişmesini beklemek ve çocuklara bu konuda baskı yapmak ya da başkalarıyla karşılaştırmak anne-baba-çocuk iletişiminde çatışmalara yol açabilir.

Geri bildirim

Temel alışkanlıkları kazanma süreci devam ederken çocuklara geri bildirim vermek önemlidir. Davranışın olumlu yönde geliştiği durumlarda olumlu yaklaşımınızla motivasyonunu arttırabilirsiniz. Çocukların belirlenen hedeflerden uzaklaştığını gördüğünüz noktalarda bu süreçte onu takip ettiğinizi, çabalarını önemsediğinizi ve takdir ettiğinizi, yaşanacak problemlerin çözümünde her zaman yanında olacağınızı hissettirmeniz önemlidir. Ayrıca, çocukların dil gelişimi düzeylerine bağlı olarak onlardan da zorlandıkları ya da yapmak istemedikleri noktalarla ilgili geri bildirim vermelerini isteyebilirsiniz.

Edinilmesi istenen alışkanlık sadece çocuğun sorumluluğunda değildir. Anne- babanın bu süreçte sağlayacağı destek çok önemlidir. Benzer davranışların aile bireyleri tarafından sergilenmediğini gören çocuklar kafa karışıklığı yaşayabilir ya da ebeveynlere karşı olumsuz tutum içerisinde olabilirler. Örneğin; yemekten sonra ellerini yıkamayan ebeveynin bu davranışı çocuğundan beklemesi gibi.

Hatırlatma

Davranışın ortaya çıkmasında çeşitli aksilikler yaşandığında ya da olumsuz durum gözlemlendiğinde hatırlatma basamağı kullanılabilir. Davranışın önündeki engelleri ve problemleri düşünmeniz fakat bu aşamada çocuğu da düşünme sürecine dahil etmeniz önemlidir. Sadece anne babaların çözüm bulmaya çalıştığı durumda çocuklar hem iş birliği duygusunu kaybedecekler hem de kendilerini duruma dahil hissedemeyeceklerdir.

Hedeflediğiniz davranışın olumlu yönde ilerlemesini sağlamak adına çeşitli ödül ve bazen yaptırımlar kullanılabilir. Fakat ödül ve yaptırımları kullanırken;

  • Kullanacağınız ödüllerin maddi ve manevi anlamlarının büyük olmaması gerekmektedir. (Aile ile beraber yemek yeme davranışı sonrası tatile gitme sözü vermek gibi.)
  • Çocukların benlik algılarını zedeleyecek yaptırımlardan kaçınmak
  • Söylenen ödülü vermemekle ya da almamakla tehdit etmek
  • İstenilen davranışı gerçekleştirmediği için fiziksel yaptırımlarda bulunmak
  • Söz konusu ödül ve yaptırımı zamanında vermek ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktalardır.

Temel alışkanlıkların kazanıldığı dönemde anne babaların çocuklarını akranları ya da aile içindeki diğer bireylerle kıyaslamaması özgüvenlerinin zedelenmemesi açısından önemlidir. Özgüveni düşük olan çocuklar sorumluluklarını yerine getirmekte de zorlanabilirler.

Çocukların yaşlarının ilerlemesi ile birlikte yaşın getireceği değişikliklere ve değişimlere açık olmak gerekmektedir. Ebeveynlerin kendi aralarında ortak dil kullanmamaları, tutarsızlıklar, uygulamaları sürekli değiştirmek çocuklarda bıkkınlık ve ciddiyetsizlik algısı yaratabilir.

Çocuklar tanımadıkları bir dünyaya gelirler ve tanımlama, keşfetme, anlamlandırma, güvenli bir dünya şeması oluşturmaları zaman almaktadır. Çocukların bir alışkanlığı kazanması ve düşünmeden gerçekleştirecek pozisyona gelmesi için onlara koşulsuz sevginin olduğu, istikrarlı ve cesaretlerini destekleyecek bir çevre sağlanmalıdır.

Deniz ŞENTÜRK

Uzman Psikolog

Kaynaklar

Civelek,B., 2-10 Yaş Çocuklar İçin Hayatı Kolaylaştıran Temel Alışkanlıklar, Epsilon Yayınevi,İstanbul,2008

Bu yazılarda ilginizi çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir