Teknoloji Bağımlılığı

Kullandığımız dijital medya ve cihazların sayısı son 20 yılda büyük artış göstermekle beraber teknolojinin ilerlemesi ve ulaşılabilirliğin artmasıyla gelişmeye de devam etmektedir. Teknolojinin özellikle çocuklar ve insan ilişkileri üzerindeki yararları ve olası zararları ile ilgili aileler ve profes…yoneller pek çok görüşe sahiptirler. Günlük teknoloji kullanımında önemli noktalardan biri çocukların ruhsal ve fiziksel sağlığını ve güvenliğini koruyabilmektir.

Ne Kadar Süre Olmalı?

Amerikan Pediatri Akademisi, 2 yaş ve altı çocukların teknolojik cihazları hiç kullanmamaları gerektiğini, 2 -5 yaş arasındaki çocukların ise günlük ekran kullanımın 1 saat ile sınırlandırılması gerektiğini belirtmektedir. Kullanım süresi yaş dilimleriyle orantılı olarak 30 dakika, 45 dakika ve 1 saat olarak kademeli arttırılabilir. Uzmanlar, 6 yaş ve sonrası çocuklar içinse “tutarlı sınırlar” belirlenmesini önermektedir.

Göz ve Uyku Sağlığı

 Mavi ekran ışığına çok fazla maruz kalmak gözlerde yorgunluk, yanma, kaşıntı gibi birçok göz rahatsızlığına neden olabileceği gibi, yatma zamanına yakın bir zaman diliminde teknolojik aletleri kullanan çocukların uyku örüntüleri ve biyolojik ritimlerinin olumsuz yönde etkilendiği bilinmektedir. Uykuya dalmada zorluk, gece boyunca uykudan uyanma, genelde düşük uyku kalitesi, yaşanılan problemler arasındadır. Bu durum özellikle çocuklar için daha problemlidir çünkü çocukların yetişkinlerden daha fazla uykuya ihtiyaçları bulunmaktadır. Uzmanlar, çocukların uykularındaki yarım saatlik kaybın bile ertesi gün negatif etkiyle ortaya çıkabileceği görüşündedir.

Fiziksel Sağlık

İnsülin direnci, obezite, yüksek tip 2 diabet riski, elektronik aletler ile fazla zaman geçirme sonucu oluşabilecek ciddi sağlık sorunlarından bir kaçıdır. Tablet, telefon ve televizyon ekranıyla çok fazla vakit geçiren çocuklar gün içinde uzun süre oturup, az hareket ederler, sürekli yemek (abur cubur , atıştırma) ihtiyacı içinde olurlar ve yemek seçimleri hazır paketli gıdalar ve düşük besleyiciliğe sahip yiyeceklerdir.  İnternet ve televizyon kullanımı sırasında karşılaşılan birçok reklam hazır gıda sektörüne aittir. Bu reklamlar çocukların yemek alışkanlıklarını ve tercihlerini etkilemektedir.

Zayıf İnsan İlişkileri, iletişim problemleri, sosyal kopukluk

Teknolojinin insanları bir araya getiren ve sosyal ilişkilerde daha cesaretli davranmalarına olanak sağlayan birçok potansiyeli bulunmaktadır. Örneğin, Sosyal kaygı bozukluğuna sahip bireylerin, sosyal olarak iletişime geçerken pratik yapmalarını, onlar için daha az korkutucu yollarla sosyal destek kazanmalarını sağlamaktadır. Böylelikle deneyimlerini paylaşıp benzer durumları yaşayan insanlardan destek alırlar. Tüm bunlarla birlikte artan teknoloji kullanımı sosyal kopukluk potansiyelini de ortaya çıkarmakta, sosyal ve ilişkisel becerileri negatif etkilemektedir. Şiddet içerikli video oyunları, TV programları ve filmler agresif davranışlara, zayıf empati becerisi, ahlaki gelişimde azalmaya yol açabilmektedir.

Ebeveynlerin Ekran Kullanımı

Özellikle aile içinde fazla teknoloji kullanımı yeni araştırmalarla incelenmeye başladı ve sonuçlar pek iyi değil. Ortalama bir akıllı telefon kullanıcısı telefonunu günde tam 85 kez kontrol ediyor. Sürekli telefonu ile ilgilenen, dikkati dağınık ebeveynliğin en kötü sonuçlarından biri, küçük çocukların dil gelişimine zarar vermesi ki, dil becerisi okul başarısının en büyük ön göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bir ebeveyn çocuğuna yeni kelimeler öğretmek için çok çabalasa da, telefonuna gelen bir bildirim tüm bu çabalarını boşa çıkarabilmektedir. Bununla ilgili 38 anne ve iki yaşındaki çocuklarını kapsayan bir çalışmada;

annelerden küçük çocuklarına iki yeni kelimeyi teker teker öğretmeleri istendi. Öğrenme süreçlerinden birinde annenin telefonu çalacak, anne de durup telefonu cevaplayacaktı. Diğer seferde ise anne rahatsız edilmeyecekti. Çocuklar, öğretme süreci bozulmadığı takdirde kelimeyi öğrendiler, ancak etkileşim kesildiğinde kelimeyi öğrenemediler.  Yani, ebeveynlerin çocuklarıyla etkileşimde oldukları süre içerisinde iletişimin sürekli kesintiye uğraması ilişkileri olumsuz etkilemektedir.

Bilişsel Beceri Gelişimi

Teknolojik aletlerde çocukların oynadığı oyunlar ve videoların öğretici yanları elbette bulunmaktadır. Çocukların oynadığı birçok oyunun görsel dikkat, bilgi işlem hızı, zihinsel rotasyon alanlarında yarar sağladığı bilinmektedir. Bununla birlikte, araştırmalar aynı zamanda eleştirel düşünme, yansıtma, ve hayal gücü gibi üst düzey önemli bilişsel becerilerin video oyunları ve çevrimiçi etkinliklerin bir sonucu olarak zayıflayabileceğini göstermektedir. Sürekli dikkat, çalışma hafızası ve dürtüleri engelleme becerisi dahil olmak üzere beynin yürütücü işlevleri çocukluk ve ergenlik boyunca gelişir. Bu gelişim, dijital ortama maruz kalma, özellikle de çok hızlı tempolu ve gerçeklikten çok fanteziye odaklanan oyunlar nedeniyle olumsuz etkilenebilir.

Araştırmalar, iki yaşın altında dijital ortama maruz kalmanın dili ve bilişsel gelişimi olumsuz yönde etkilediğini söylemektedirler. Özellikle dijital medyanın çocukların dikkatlerini kontrol etme ve memnuniyetlerini geciktirme yetenekleri üzerindeki etkisidir. Bir oyundan veya çevrimiçi aktiviteden diğerine atlayan çocuklar aynı zamanda hemen tüketmeye ve sürekli başka şeylere ulaşmak için mücadele etme eğilimindedirler. Bu durum hayal kırıklığı toleransının düşmesine ve bir sonraki şeye geçmeden önce sabırsızlık veya problemi çözüme ulaştırmadan görev ve durumlardan vazgeçme eğilimine yol açar.

Ekranı Kavgasız Kapatmak İçin

Ekran kapatma kararı konusunda ebeveynler bazen ne kadar kararlı olsalar da bu süreç çocuklar için öyle olmayabilir. Uzmanlar ekran kullanımında beynimizde gelişen süreci şu şekilde açıklarlar. İnsanlar olarak biz bir filmin ya da bir bilgisayar oyununun içine girdiğimizde, zihinsel olarak başka bir dünyada oluruz. Ekran beynimizi adeta hipnotize eder. Işıklar, sesler ve görüntülerin ritmi beynimizi bir akışın içine sokar. Böyle bir durumda kendimizi iyi hisseder ve başka bir şey yapmak istemeyiz.

İşte bu anlarda, beynimiz stresi ve acıyı azaltan bir nörotransmiter madde olan dopamin hormonu salgılar. Her şey harikadır, ta ki ekran kapanıncaya kadar… Vücuttaki dopamin seviyesi hiç uyarı olmadan aniden düşer ki bu durum vücutta gerçekten bir acı hissi yaratabilir. İşte hormonların düştüğü bu an, bu fiziksel şok, çocukların bağırmaya başladıkları andır.

Psikoterapist Isabella Filliozat, bu işte atılacak doğru adımın, ekranı doğrudan kapatmak yerine bunu onun alanına girerek yapma olduğunu vurgulamaktadır.

Ekran zamanının son bulması gerektiğine karar verdiğinizde, bir süre çocuğunuzun yanına oturun ve onun dünyasına girin. Onunla televizyon izleyin ya da katliam yapan uzaylılar oyununu oynarken onun yanında oturun. Bunun çok uzun sürmesine gerek yok, yarım dakika yeterli. Sadece onun deneyimini paylaşın. Sonra ona bir soru sorun. “Ne izliyorsun?” sorusu birçok çocukta işe yarar. Bazıları daha spesifik sorulara gerek duyabilir. “Kaçıncı bölümdesin şimdi?” ya da “Şu arkada komik bir figür var, kim o?” Çocuğunuz size yanıt vermeye ya da ekranda izlediği ya da yaptığı şey hakkında konuşmaya başladığında, bu, “(ekranla olan) iletişimi kesme” alanına girdiğini ve gerçek dünyaya döndüğünü gösterir. Akış halinden çıkıp yavaş da olsa sizin varlığınızı fark ettiği alana dönüyor demektir. Sizin olduğunuz yer ile onun olduğu yer arasında bir köprü kurmanızdan dolayı dopamin hormonu aniden düşmeyecektir. Şimdi onunla iletişime geçebilirsiniz. İşte burası sihrin gerçekleştiği yerdir.

Artık onunla yemek zamanının geldiği, banyo yapması gerektiği ya da sadece ekranın kapanacağı hakkında konuşmaya başlayabilirsiniz. Şu rahatlatıcı bir dakika sayesinde çocuğunuz sizi dinleyebilecek ve size yanıt verebilecek alana sahip olacaktır. Hatta gerçek dünyaya yeteri kadar nazik bir şekilde dönmekten dolayı iyice yumuşamış ve televizyonu/tableti/bilgisayarı kapatması için ebeveyninin ilgisini kazanmış olmaktan çok mutlu olmuş olabilir.

Yaşadığımız çağda çocukları teknolojiden tamamen uzak tutmak neredeyse imkansız olmakla birlikte, çok önerilen bir yaklaşım değildir. Burada önemli nokta, teknolojinin bir araç olduğunu kabul edip doğru hedefler için kullanmaktır. Ağlayan çocuğu sakinleştirmek, boş zamanı değerlendirmek, anne –babadan beklenen ilgiye ara verilmesini sağlamak için çocukları teknolojiye yönlendirmek beşeri ilişkilerine zarar verebilecektir. Önemli olan ebeveynlerin çocuklarını belli bir yaş gelişiminden sonra uygun zaman aralıkları ve uygulamalarla teknolojiyle tanıştırmalarıdır.

Deniz ŞENTÜRK
Uzman Psikolog

Kaynaklar

www.drbeurkens.com/dangers-overexposure-electronics-kids-mental-physical-health
www.egitimpedia.com/ebeveynlerin-ekran-kullaniminin-cocuklar-uzerindeki-etkileri
www.egitimpedia.com/cocugunuzun-ekranini-kavgasiz-kapatmak-mumkun-mu

Bu yazılarda ilginizi çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir