Kardeş kıskançlığı, birden fazla çocuğu olan ailelerin yaşadığı en yaygın problemlerden biridir. Belirli bir düzeyde olmak koşuluyla kıskançlık duygusu normal kabul edilebilir. Çocuklar, zaman zaman anne-babanın ilgisini ya da diğer kardeşe verilen fırsatları kıskanabilirler. Bunun sonucunda, çocu
Bunun sonucunda, çocukların davranışlarında, saldırma, rahatsız etme, kötü sözler kullanma, anne-babaya yönelik öfke ya da içe çekilme gibi davranış örnekleri görülmektedir.
Anne babalar için kardeşler arasındaki dengeyi tutturmak çoğu zaman zorlaşsa da doğru yaklaşımla problemlerin üstesinden gelmek mümkündür. Özellikle, kardeşler arasında yaş farkı olduğunda küçük yaştaki kardeşe gösterilen ilginin fazla olması kaçınılmaz olabilmektedir. Kardeşler arasındaki çatışmayı önlemek adına, aileler kıskançlığı körükleyecek davranışlardan kaçınmalı ve çatışma durumunu kabullenip, sabırlı davranmaya özen göstermelidirler. Çocukların davranışlarının altında yatan nedenleri iyi gözlemlemeyen aileler, olumsuz davranışlar sergileyen çocuklarını, suçlayıcı ve arka plana iten tutumlar sergileyerek kendilerini bir çıkmazın içinde bulurlar.
Ebeveynler Ne Yapmalı?
Aileler, mümkün olduğunca kardeş çatışmalarının dışında kalmalıdırlar. Bu tutum, çocukların hem problem çözme yöntemleri geliştirmelerine neden olacak, hem de anne-babalar taraf olmak zorunda kalmayacaklardır. Kardeşler arasındaki bir çatışmanın varlığında anne-babalar hemen olaya dâhil olup çözüm üretmek yerine, çocuklara sorunlarını kendilerinin halledebilecekleri, buldukları çözüm yollarını isterlerse paylaşabilecekleri şeklinde çocukları yönlendirmelidirler. Kardeşlerin birbirleri ile kurdukları iletişimin süresi arttıkça duygu ve düşüncelerini ifade etme becerileri de artış gösterecektir. Başlarda çatışmaya yönelik olan iletişim giderek daha kaliteli olmaya başlayacaktır. Erken yaşta problemlerini iletişim kurarak çözme alışkanlığı edinen çocuklarda, kardeş çatışmaları olsa dahi daha çabuk çözüme ulaştığı görülür.
Anne-babalar, bu süreçte kardeşlerin birbirleri ile olan iletişiminde pozitif olan birçok davranışı kaçırabilmektedirler. Pozitif olayların çoğu zaman üstünde durmayışımızın nedeni “zaten normal olanı bu, bunu yapmak zorunda” algısından kaynaklanmaktadır. Fakat kardeşlerin iletişiminde ve davranışlarında, olumlu şeyler gördüğünüzde bunu sözel olarak dile getirmek, sevdikleri bir aktivite ile ödüllendirmek, pozitif davranışların sürekli hale gelmesini sağlayabilir. Ödüllendirme konusunda her konuda olduğu gibi anne babalar bunu şart olarak (… yaparsanız, … olur.) sunmamaya dikkat etmelidirler.
Çocuklar çoğu zaman anne babaları haklı ve haksızı söylemeleri konusunda ısrar ederler. Ebeveynlerin bu tartışmaların arasına girmesi her zaman diğer tarafın mutsuz olmasına neden olacaktır. Bunun yanında kardeşlerden biri, yaşı küçük ya da diğer nedenlerden dolayı ayrıcalıklı konumda ise aileler problemin hemen sonlanması adına “o senden küçük ya da kardeşin hasta biliyorsun” gibi uyarılarda bulunabilirler. Çocuklar arasında bu tarz ayrımlara gitmek haksız olarak gösterilen çocuğun daha çok öfkelenmesine neden olacaktır.
Kardeşleri özellikleri, yetenekleri, davranışları gibi konularda kıyaslamak, diğer kardeşin yanında eleştirmek özgüvenlerini olumsuz etkileyecek ve çatışmaların daha da artmasına neden olacaktır.
Çocukların kardeş olmalarına rağmen farklı karakter ve kişilik yapılarında olabilecekleri unutulmamalıdır. Anne babalar, çocukların her konuda anlaşmalarını bekleyerek hatalı davranmaktadırlar. Kardeşlerin yaşları ilerledikçe tartışmaların giderek azaldığı, birbirlerini daha iyi tanıdıkları ve böylece paylaşımlarının daha çok arttığı görülecektir.
Çocuklar arasındaki iletişimi sağlamada her çocuğunuzun içinde olduğu gelişim dönemini de dikkate almalısınız. Ergenlik döneminde olan ve yalnız kalmaktan hoşlanan çocuğunuzun, küçük kardeşi tarafından sürekli rahatsız edilmesine engel olmamak, küçük kardeşi haklı gösteren nedenler sunmak, büyük olan çocuktan abi-abla gibi davranmasını beklemek gibi yaklaşımlarda bulunmak hem anne-babaya, hem de kardeşine öfkelenmesine neden olacak ve bu durum aile içi iletişimi olumsuz etkileyecektir. Aynı şekilde, oyun ve merak çağında olan çocuğunuzun uzun süre sessiz bir şekilde oturmasını beklemek de aile bireylerinin çatışma yaşamalarına neden olacaktır.
Sonuç Olarak;
Ebeveynler, çocuklara ailede özel bir yerlerinin olduğunu ve sevildiklerini hissettirerek her çocuğa yetenek, beceri ve yaşlarına göre uygun sorumluluklar vermelidirler. Böylelikle, aile içinde dayanışma, yardımlaşma ve sevgi paylaşımı artacaktır.
Kardeş kıskançlığı belli bir noktaya kadar normal karşılanması gereken bir durumdur. Aşırı bir durum söz konusu olduğunda nedenlerinin keşfedilerek ortadan kaldırılması gerekebilir.
Uzman Psikolog Deniz ŞENTÜRK



