Çocuklarda Özgüven

Bir İnsanda olması gereken özellikleri düşündüğümüzde aklımıza ilk gelenlerden biri özgüvendir. Peki, özgüven aslında nedir? Doğuştan var olan bir özellik midir? Çevremiz tarafından şekillenir mi? Bu soruların yanıtını kesin bir şekilde vermek doğru olmamakla birlikte insan davranışlarınınkalıtım mı yoksa çevre tarafından mı şekillendiği hala uzmanlarca tartışılmakta olan bir konudur.

Özgüven genel tanımıyla bireyin kendi yeteneklerini, duygularını tanıması, kendini sevmesi ve kendine güvenmesi olarak tanımlanır. Özgüven duygusuna sahip olan çocuklar kendilerine yönelik iyi duygular geliştirirler ve böylelikle kendilerini iyi hissetme hali içerisinde olurlar. Bazı araştırmacılar, özgüveni iç ve dış özgüven olmak üzere iki bölüme ayırabilmektedirler. İç özgüven, kendimizden memnun ve kendimizle barışık olduğumuza dair inancımız ve bu konuda hissettiklerimiz, dış özgüven ise dışarıya kendimizden emin olduğumuz şeklinde verdiğimiz görüntü ve davranışlardır.

Özgüven çocuklarda çok erken yaşta başlamaktadır ve doğumla beraber gösterilen anne-baba tutumları özgüvenin gelişmesinde çok etkili olmaktadır.

BASKICI ANNE BABA TUTUMU

Baskıcı- otoriter tutuma sahip anne-babalar çocuklara sevgi gösterirler fakat anne-baba tarafından kararlaştırılan kural ve emirler çok sıkı bir şekilde uygulanmaktadır. İletişimde çocuklarla anlaşma yoluna gidilmez ya da onların fikirleri sorulmaz. Bu tutuma sahip anne-babaların çocuklarından beklentileri genellikle yaş düzeyinin üstündedir. Çocuklar ne kadar başarılı olursa olsunlar ebeveynlerinin beklentilerini karşılayamayacakları için güvensizlik duygusu oluşur ve başarı için gösterecekleri çaba gücünü yitirebilirler. Otoriter-baskıcı anne-babalar çocuklar sadece onların kurallarına uyduklarında sevgilerini hissettirirler. Çocukların duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine izin vermezler. En ufak yaramazlıklar ceza ile sonuçlandırılır. Ceza yöntemleri; dayak gibi fiziksel cezalar ve suçlama, ayıplama, utandırma gibi duygusal cezalar olabilmektedir. Otoriter ailelerde kim kurallara şartsız bir şekilde uyar, otoriteyi memnun ederse o kişi değerli ve sevilen bir kişidir. Çocukların yaptıkları aktivitelerin ebeveynlerce çok fazla kontrol edilmesi çocukların kendilerine olan saygılarını azaltacak, mutsuz ve içe kapanık olmalarına neden olacaktır. Bu tutum çocukların bağımsız davranış sergilemelerine de engel olmaktadır.

Çocukların sürekli diğer çocukların başarıları ile kıyaslanması çocuklarda baskı oluşturacak, stres ve kaygı düzeylerini arttıracaktır. Kendinden bekleneni yerine getiremeyen çocuklarda, anne-baba sevgisini kaybetme, onları hayal kırıklığına uğratma kaygısı, fiziksel-duygusal ceza korkusu çaresizliği benimsemelerine yol açmaktadır. Otoriter bir aile ortamında yetiştirilen çocuklarda, anne babaya sevgisizlik, insanlarla sağlıklı ilişkiler kuramama, kavgacı ve geçimsiz olma, güvensizlik, yersiz korku ve kaygılar olabilmektedir.

ESNEK TUTUM

Esnek anne-baba tutumunun, ihmalkar ve aşırı hoşgörülü olarak iki boyutu bulunmaktadır. İhmalkar aileler çocuğun yaşamı ile ilgili değillerdir. Anne-babaların sosyal yaşamları çocuklarından daha önemlidir. Çocukların var olan temel ihtiyaçlarını karşılamama eğilimindedirler. Bu tutuma maruz kalan çocuklar anne babalarının kendileriyle ilgilenmesine büyük gereksinim duymaktadırlar. İhmalkar tutum, çocuklarda saldırganlığı tetikleyebilmektedir. Aşırı hoşgörülü anne babalar ise çocuklarının isteklerini denetim ve sınırlama olmadan kabul ederler. Ailenin bütün tutumları dengesiz ve çocuk merkezlidir. Ailenin tüm hayatının çocuğun istek ve arzularına göre belirlenmesi ile birlikte çocuklarda kurallara uymakta zorluk ve doyumsuzluk gibi özellikler görülebilmektedir. Aile ilişkilerinde önemli olan noktalardan biri anne-baba ve çocuğun rollerine, hak ve sorumluluklarına fırsat veren bir ortamda yaşamalarıdır.

DENGESİZ – KARARSIZ TUTUM

Dengesiz kararsız tutuma sahip olan ebeveynlerde, iki ebeveyn arasında görüş ayrılıkları olabileceği gibi tek bir ebeveynin tutumlarında zaman kaynaklı gözlenen değişiklikler de olabilir. Hoşgörü ve cezalandırmanın hangi durumlarda geleceği belli değildir. Bir gün önce görmezden gelinen davranış ertesi günü cezalandırıldığında çocukların kendilerine olan güvenlerini sarsacaktır. Çocukların kendi davranışlarını kontrol edebilen bireyler olmaları tutarlı ebeveyn davranışları sayesinde gerçekleşmektedir. Annenin önemsediği ya da hoş gördüğü davranışı babanın yasaklaması ve tartışmaların çocukların duyacağı şekilde yapılması çocukların kişilik gelişimini olumsuz etkileyecektir.

AŞIRI KORUYUCU TUTUM

Aşırı koruyucu ortamda çocuklar her zaman kontrol altındadırlar. Çocuklar ihtiyaçlarını karşılamak, karar vermek gibi durumlarda dahi birinin varlığına ihtiyaç duyarlar. Aşırı koruyucu tutum ile çocukların büyümesine izin verilmemesi ile birlikte toplumsal gelişimleri de engellenmiş olur. Toplumumuzda aşırı koruma davranışı iyi ebeveyn yaklaşımı olarak görülebilmektedir. Fakat çocukların, hata yapma, hatalarından öğrenme, sorumluluk alma gibi becerileri edinmelerini sağlamak sağlıklı gelişimleri için önemlidir.

DEMOKRATİK TUTUM

Demokratik tutuma sahip olan anne babalar çocuklarını destekler ama bunun yanında sınırlar ve çocukların hareketlerini kontrol vardır. Anne babalar istek ve görüşlerini çocuklara uygun bir şekilde ifade ederler ve çocukların da aynı şekilde ifade etmesi için fırsat verirler. Çocuklara sosyal gelişimleri için gerekli ortamı hazırlarlar. Bu tarz ailelerde haklar karşılıklı olma temeline dayanmaktadır. Çocuklar kendilerinden nelerin beklenildiğini bilirler, hataları reddedici, aşağılayıcı bir şekilde değil kendilerini kötü hissetmeden özgüven vurgusu yapılarak düzeltme yoluna gidilir.

Anne baba tutumlarında bahsettiklerimiz dışında farklı davranış şekillerini içeren boyutları da bulunmaktadır. Fakat çocuklarda olumlu bir özgüven algısının oluşması birçok uzmanın görüşüyle doğru orantılı olarak demokratik ve tutarlı anne baba tutumu ile gerçekleşebilmektedir.
Çocuklarda Özgüven Duygusunu Geliştirmek Adına Aileler Neler Yapabilir?

  •  Onları her koşulda seveceğinizi, sevginizin hatalarına bağlı olmadığını göstermeniz gerekmektedir.
  • Her çocuk birbirinden farklıdır ve her çocuğun daha iyi olduğu alanlar bulunmaktadır. Onlara kendilerini daha iyi tanıyabilecekleri, ilgi ve yetenekleri olan alanları keşfetmelerini sağlamak için çeşitli faaliyetlere katılmalarını sağlayabilirsiniz.
  • Sevdikleri ve önem verdikleri şeylere sizin de önem verdiğinizi onlara hissettirmelisiniz.
  • Çocuklar duygu, düşünce, sevgi, başarı, başarısızlık, hayal kırıklıklarını aile içerisinde rahatça ifade edebilecekleri bir ortam olduğunu bilmelidirler. Çocukların duygu ve düşünceleri ciddiye alınmalı, korku ve endişeleri yüzünden azarlanmamalı ya da alay konusu olmamalıdırlar.
  • Davranışlarınızla onlara örnek olduğunuzu unutmamalı, yapmaları istemediğiniz davranışları gözlemleyebilecekleri ortam olmadığına dikkat etmelisiniz.
  • Çocuklarınızdan bir beklentiye girmeden önce beklentilerinizin onların seviyesinde olduğundan emin olmanız gerekmektedir. Kapasitesinin çok üstünde bir görevde başarısız olan çocukların öz güven duyguları olumsuz etkilenebilmektedir.
  • Çocuklara yaşlarına uygun sorumluluklar vererek sonucunda onların özgüvenlerini geliştirecek cümleler kurabilirsiniz. “Yardımın için teşekkür ederim, sayende işimiz daha hızlı bitti.” “Bu fikir benim aklıma gelmemişti, çok beğendim, hadi uygulayalım ” vb.

Yetişkinler çocuklara yönelik övgüleri zaman zaman abartılı ve yanlış kullanabilmektedirler. Çocuklara övgüde onların kişiliklerinin değil başarılarının övülmesi gerekmektedir. “Çok akıllısın, çok zekisin, herkesten farklısın” gibi övgüler çocukların kendilerini keşfetme ve çaba gösterme becerilerini ellerinden alabilmektedir. Ayrıca, bu tip övgüler çocukları baskı altına alıp daha zorlu görevlerle karşılaştıklarında motivasyonlarını kaybetmelerine neden olabilmektedir. “Çok iyi gidiyorsun.” “Oyuncaklarını ne güzel topladın. ” gibi sözlerle davranış ve gelişimlerini övmek çocuklar üzerindeki olumlu etkiyi arttıracaktır.
Güven verici, destekleyici ve demokratik bir ana-baba tutumu çocukların benlik saygısı, kendini gerçekleştirme, kişilik ve özgüven duygularının gelişimini olumlu yönde etkileyecektir.

Deniz ŞENTÜRK
Uzman Psikolog

KAYNAKLAR
Günalp, A., Farklı Anne Baba Tutumlarının Okul Öncesi Eğitim Çağındaki Çocukların Özgüven Duygusunun Gelişimine Etkisi, Yüksek Lisans Tezi, 2007
Kandır, A., Alpan, Y., Okul Öncesi Dönemde Sosyal-Duygusal Gelişime Anne-Baba Davranışlarının Etkisi, Aile ve Toplum Yıl: 10 Cilt: 4 Sayı: 14 Nisan-Mayıs-Haziran 2008

Bu yazılarda ilginizi çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir